8 May
Uzun yıllar boyunca bilinç sahibi olmayan bir varlık olmayı diledim. Bir derenin soğuk sularında tüm ömrünü geçiren yosunlu bir taş, sadece rüzgarın varlığını hafif bir uğultuyla ispatladığı yalnız bir ağaç, bir kuşun kanadından yere düşen ağırlıksız ve yakın zamanda çürüyecek bir tüy olmak istedim. İstedim çünkü bilmek, farkında olmak çok acıtıyordu canımı.
Görmek istemediğim zaman gözlerimi, dokunmak istemediğim zaman ellerimi çekebilirim. Çok zorlanırsam alıp başımı çeker giderim. Ama kendimi kendimden kaçıramıyorum. Her an her yerde bir şeylerin idrakinde olmanın ayakkabının içine kaçmış bir taş parçası gibi her adım attığımda bana hatırlatması gibi. Yok hayır! Bu tahmin ettiğiniz gibi vicdan duygusu değil.
Öldükten sonra araf yok. Biz zaten cehennemimizi yaşıyoruz. İnsanlık bir zulüm, insan olmak acizlik. Muhtaç olduklarımız o kadar fazla ki, bağlılıklarımız o kadar sıkı, o kadar ince ve bir o kadar şahdamarı gibi bize. Çevremiz kontrolümüzde olmayan, bize tehdit, hayatımıza kast ve acıtan o kadar çok şeyle çevrili ki! Burası cehennemden başka bir yer olamaz.
Beynimiz iki tarafa bölünmüş, bir tarafı deliler gibi bu hayata tutunurken diğeri kopmak için herşeyi yapıyor. Çelişkilerle doluyuz. Dar ağacına yürürken bir su birikintisine basmamaya çalışıyoruz.
Ve ben bunun farkındayım. Bir cehennemi yaşıyorum. Herkes kendisine zebani ilan edilmiş. Bir başına kalınca hem bu tutsaklıktan kurtulmaya çalışıyor hem de zincirleri daha da sıkmaya. O yüzden başkalarına bağlanıyor, onları hayatımıza bir meşgale, bir uğraş olsun diye alıyoruz. Bir başımıza kalmaya korkuyoruz çünkü kendimizle başbaşa kalamayacak kadar ağır bir azap ile cezalandırılmışız.
Bir gün bir taş, bir ağaç ve belki de bir tüy parçası olurum. Gün olur, olmaz farketmem. Ben sadece varolurum, varolmam. Belki sadece kendime ait olurum, haddimi bir milim aşmadan. Dertsiz, tasasız ve farkında olmadan…
"Bir cehennemi yaşıyoruz." icin 5 Yorum var-
Muge Cerman
May 9th, 2010 at 12:02 am
1
-
Seval Aslan
May 9th, 2010 at 1:12 am
2
-
Cem Gencer
May 9th, 2010 at 6:19 am
3
-
HC
May 10th, 2010 at 12:38 am
4
-
Umut Dağ
August 24th, 2010 at 7:39 am
5
Umutsuzluk ve umut aynı satırda kardeş kardeş geçinir mi? Evet, senin satırlarında aynen öyle oluyorlar. Daha sık yaz lütfen.
Teşekkürler, yazdığın ve paylaştığın için.
Sevgi ve ışıkla kal…
Gözlerimi kocaman kocaman açarak okudum. Teşekkürler.
yine döktürmüşsün… yazılarında benzer bir yolda yürüdüğümüzü görüyorum, ama kendi yolunda gitmeye de bağlısın. bilmek, en ağır yük, ama buna çözüm aramamak daha da ağır… Daniel Quinn’in Ishmael ya da türkçesi ile Ismail’i oku ilk fırsatta, türkçesi bulunmuyor pek. Yine de aramaya değecek kadar önemli bir kitap…
Burak böyle düşünmene üzüldüm, ben ise tam tersini düşünüyorum. Farkında olmak cenneti yaşamak demek. Yargılamadan, yorum yapmadan sadece farkında olmak..
Merhabalar,
Gerçekten beğendim. Başarılı bir deneme olmuş. Ayrıca hislerinizi ve düşüncelerinizi paylaştığımı da eklemek istiyorum.
Sevgiler,
Umut
Yorumunuz: