Özgüven eksikliği değil bu. Aksine kendimizi fazla önemsiyor ve diğer insanlardan daha üstün görüyoruz. Matah birşeymiş gibi seçimlerimizin bizi değerli ve farklı kıldığını varsayıyoruz. İnsanın en büyük yanılgısı ise burada başlıyor.

Empati yapamıyor, herkesin bizimle aynı seçeneklerle karşı karşıya kaldığını, hep aynı mantıkla, hep bizim mantığımızla -bizim doğrumuzu- seçmesi gerektiğini sanıyoruz. Çatışmalarımız, hesaplaşmalarımız hep kendimize 10 vermekle başlıyor. O yüzden denklemimiz her zaman yanlış, terazimiz hep olduğundan ağır tartıyor. Aşık oluyoruz sanıyoruz ki biz seversek onlar da bize aşık olacak. Namazsız ezan ile başlayan hayatımızın ezansız namaz ile bitmeyeceğini, geçici avantajlarımızın daim olacağını, hep haklı, hep mazlum, hep masum kalacağımızı düşünüyoruz.

Köklerimiz var sanıyoruz toprağın derinliklerine kadar inmiş, uzak diyarlardan masal gibi geliyor fırtınaların söküp yerinden ettiği 100 yıllık çınarların hikayeleri. Aşağılıyor, yargılıyor ve asıyoruz, kendi boynumuzdaki ilmeğe bakmadan.

Ön saflardan baş rolümüz var sanıyor, ite kaka bindiğimiz vapurda birinci sınıf yolcu gibi sigaramızı tüttürerek seyahat ediyoruz.

Üzüyoruz, kırıyoruz. Anne-babalarımızın kınalı kuzusu biziz diğerleri ancak sokak çocuğu.

Bizim özgüven eksikliğimiz değil kendimizi olduğundan daha önemli görmek gibi daha tehlikeli alışkanlıklarımız var. İşimize gelirse vale ile pişti yapıyor, 3 kornerde 1 penaltı çekiyoruz.

Bununla yetinmiyor dahil olduğumuz zümreyi bu sahte oyuna dahil ediyoruz, doğu-batı, o, bu bitmiyor avrupa-asya oluyoruz. o da bitmiyor yeni dünya-eski dünya oluyoruz. Hepsinin sonunda “Dünya”lı olsak “Mars”lıya taş atıyoruz.

Eğer bir evladım olursa farklılıkların ona özgü şeyler olabileceğini ama onu asla üstün yapmayacağını, insanların hayatlarının bile gelip geçici olduğu zamanda hiç bir üstünlüğün daimi olmayacağını, empati yapmasını, aşağı gördüğü insanları her gün düşünerek ayna karşısında  “sen onlardan önemli biri değilsin” sözünü tekrarlamasını söyleyeceğim.

bu kadar çok gürültünün olduğunu yerde kendi iç sesinizi duyabiliyorsanız, o da aynı şeyleri söylüyordur eminim.

“sen dünyadaki en önemsiz kişisin.”