Archive for July, 2008

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi bir web sitesinin ya da arabirimin tasarımına başlamadan önce mutlaka atılması gereken bazı adımlardan söz etmiştim.  Buradaki adımlar içerik, işleyiş (süreç) ve kullanıcı tabanına göre düşünülüp belirlenmelidir. Genelde tasarımcıların yaptığı en büyük hata sitenin kullanımının bir süreçle yürüdüğünü unutup tekil aksiyonlara takılı kalmalarıdır.  Senaryo oluşturmadaki amaç bu süreçin tasarımcının beyninde canlandırılmasında ve kullanıcı ile empati yapmasında büyük kolaylıklar sağlamasıdır.  Senaryoların temelinde kullanıcı alışkanlıkları yatmaktadır. Bir web sitesini ziyaret eden kullanıcıların büyük çoğunlu güdümlü kullanıcılardır. Yani siteye girmeden önce yapmak istediği hareket ya da süreç hakkında karar vermiş olmasıdır. Tasarımın ve navigasyonun en büyük görevi burada kullanıcıya bu karar verdiği süreç boyunca yönlendiri, yardımcı olması ve hedefe yönelik bir yapıyla işlevini yerine getirmesidir.  Tasarım içerikle beraber hiç bir şey bilmeyen kullanıcı ile nerede olduğunu ve ne yaptığını bilen kullanıcıya aynı anda hizmet verebilmelidir.

Peki bir arabirim kullanıcıya nasıl yol gösterir ya da nasıl hedefine ulaşmasında yardımcı olur. Kullanıcı siteye girdiği zaman herşeyi görmez. Gözün tam olarak algıladığı alan gerçekte çok kısıtlıdır. Bu yüzden içerik, arabirim ve diğer görsel öğelerin dizilimi, birbirleriyle olan ilişkisi çok ama çok önemlidir.  Bu noktayı unutmamak gerekiyor çünkü odaklandığı alan dışında gözün diğer alanları görmesi beynin o alanları tam olarak algılaması demek değildir. (bkz: bakmakla gormek arasindaki fark )

Kullanıcının gerçekte gördüğü alan.

Kullanıcının bir noktaya baktığında gerçekte algıladığı görüntü.

Geçen yıllarda bir üniversitede yapılan bir araştırmada kelimelerden harflar eksiltiğinde ya da yerleri değiştirildiğinde bile insanın çok rahat bir şekilde okumayı sürdürdüğünden bahsediyordu. Aslında gerçekte bir okumanın yapılmadığını burada beynin aynı google suggest ya da cep telefonlarındaki t9 sözlük mantığında leb dediğinizde leblebiyi tanımlamasında yattığını düşünüyorum. Aynı şekilde kullanıcı bildik bir tasarımda bakmasa bile beynin o bölümlerini tamamladığını ve kullanıcıya orada ne olduğunu hatırlattığını varsayabiliriz.

Yukarıdaki site görüntüsünde navigasyonun ve içeriğin birbirinden çok fazla ayrışmadığını bu yüzden beynin aslında bakılmayan bölümü yorumlamasının çok başarısız olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden bir siteyi tasarlarken nerenin içerik nerenin bir eyleme sahip olduğunu kullanıcıya ilk bakışta aktarabilmek arabirimin başarısının ilk adımıdır.  Aslında tasarımcının bu ilk adımı başarılı yapmasının önünde çok büyük bir engel vardır. Çünkü tasarımcı içeriği öğrenmiş ve arabirimi mecburen ezberlemiştir. Gözü kapalı dahi olsa nerede neyin olacağını bilmektedir. Kullanıcı ile empati yapması için olası senaryoları hazırlamalı ve bunu test siteyi ilk defa kullanacak kişiler üzerinde test etmelidir.

Bu noktada tutarlılıkdan bahsetmek çok da yanlış olmaz.  Tutarlılık sitenizin ilk girişten itibaren kullanıcıya verdiği yapı bilgisinin en basit sayfasında dahi birebir devam ettirilmesidir. İlk başta buton görevi verilen bir yapı bir başka yerde hata mesajı vermek için kullanılmamalıdır. Yani içerik ile arabirimin ayrışması, kullanıcıya nereye tıklarsa bir eyleme geçileceği nerede eyleme geçilmeyeceğinin, nerenin içerik, nerenin kullanıcıya bu içerik içerisinde yolunu bulması için verilmiş araçlar olduğunu belirtilmesidir.  Kullanıcı bir önceki sayfada tecrübe ettiği gibi o alanın tıklanabilir ve bir noktaya ulaşılabilir olduğunu varsayıp bu bilgiye göre davrandığında beklentisinin boşa çıkarılması ile kötü kullanıcı deneyimi ile karşılaşmış oluruz. Tutarlılık sadece arabirim ve içeriğin ilişkisinde değil hemen hemen her noktada dikkat edilmesi gereken bir konudur. Hata mesajlarının türü, nerede çıktığı her noktada aynı olmalıdır. Bir sayfada hata mesajını javascript uyarı penceresi ile verirken bir sonraki ekranda sitenin içerisinde yazmanız kullanıcının hatayı farketmemesi ve bocalaması ile sonuçlanır.


Benim dolaşmaktan inanılmaz zevk aldığım GuideBook’dan bahsedeceğim. GuideBook hemen hemen bugüne kadar yapılmış belli başlı işletim sistemlerinin, programların, vb. uygulamaların arabirimlerinin ilk versiyonlarından itibaren saklandığı bir arabirim kütüphanesi.  Özellikle  versiyonlardaki farklıları karşılaştırabilmek, hem arabirim tasarımının tarihi sürecini anlamak hem de yapılan hataların bir sonraki versiyonda nasıl düzeltildiğini ya da düzeltilemediğini görme bakımından inanılmaz faydalı bir kaynak. Arabirim tasarımıyla uzaktak yakından ilgilenen her kişinin bilmesi ve gezmesi gerektiğini düşünüyorum.

http://www.guidebookgallery.org/index

Tasarım ihtiyaçların yorumlanmış halidir.  Yontulmuş taşın bir ağaç dalına bağlanıp kullanılması da bir tasarım yorumudur. Belirli bir amaca hizmet eden,  belirli bir rotada yapılması gereken işin en kısa ve en rahat bir şekilde yapılmasını sağlayan tasarım başarılı tasarımdır. Tasarımın içeriği temelde işleve uygunluktan başka bir şey değildir.  Üzerine konan her bir renk, şekil ya da duruş farklılıkları ancak tasarımın kullanıcıyla olan soyut bağını kuvvetlendirir.  Özellikle web ya da interaktif anlamda tasarımın  belirli bir amaç doğrultusunda tasarlanması, belirli noktalara bağlı kalmasına mecbur olunan bazı amaç ve teknik zorunlulukları vardır.  Bu anlamda bir tasarım hiç bir zaman sanat olarak adlandırılmamalı yapılan tasarımın hedefine ve kişisine yönelik beklentileri 100% verebilmelidir. Evde bulunan duvardaki tablonun ısıtma-soğutma işlevi beklenmemekle birlikte sadece işlevselliği soyut tatminlerden öteye gidemez. Ama tablo güzelliğinde bir site yapıp kullanıcıyı nereye tıklayacağını gösteremez iseniz başarınız ancak soyut adımda kalır ve işlevselliği olmayan her tasarım gibi başarısız adledilebilir. Arabirimi olan ya da ihtiyacı olan her tasarımın amacı içerikle beraber kullanıcıya yol göstermektir. Temelde bir denizcilik terimi olan navigasyon (seyrüsefer), bilginin ve haliyle içeriğin şu an için geçerli ve en büyük kaynağı olan internet ortamında işleyiş bakımından çok yakın bir anlam taşımaktadır. Navigasyon wikipedia’da şöyle başlıca adımlara bölünmüştür.

  • Şu an bulunan yerin tespiti
  • Gidilmek istenen yerin tespiti
  • Hedefe gidilecek yol tespiti
  • Hedefe varılıp varılmadığı bilgisi

Bu adımlar aslında şu an internet kullanıcısının en basit haliyle bir davranış senaryosundan farklı değildir.  Bu adımları aklımızda tutarak planlanan her navigasyon yapısı temelde işlevini yerine getirecektir.

Bir arabirimi tasarlamaya başlamadan önce resmin genelinin adını koymak ve yol haritalarını çıkarmaktır. Bunu basitçe bir kaç soru ile başlatabilirsiniz sonrası zaten çorap söküğü gibi gelecektir.

  • Bu arabirimi kimler için yapıyorum?
  • Bu arabirimi nasıl kullanacaklar?
  • Bu arabirimi ne amaçla kullanacaklar?
  • Bu arabirimle yapılacaklar nelerdir. (olası senaryolar)
  • Bu arabirimde “Başarı”nın tanımı nedir?

Bu sorular aynı zamanda sizin yol haritanızı çıkarıp olası hataları test aşamasına gelmeden bile çözmenizi, projede zaman kayıplarının en büyük nedeni geriye dönüşleri minimize etmenizi sağlayacaktır.

Bunu bir yazı dizisi olarak planlıyorum ve devam edecek.

Merhaba

Merhaba;

10 yıla aşkın web, interaktif  ve arabirim tasarımcısı olarak İstanbul’da çeşitli reklam ve internet ajanslarında çalıştım.  Şu an web girişimlerine yatırım yapan ve geliştiren özel bir şirketde aynı görevde devam ediyorum.  Bu sitede keyifli ve faydası yüksek bir çok konuda düşünce ve tecrübemi paylaşacağım. Görüşmek dileğiyle.

Burak Dönertaş

  • 0 Comments
  • Filed under: Internet